Porsche… Bu 7 harfli kelime benim gibi otomobil tutkunları için çok şey ifade ediyor. Başarılı motor sporları geçmişi, markanın yaşayan efsane modeli 911 ve bolca sürüş keyfi… Bunlar benim gibi bir otomobil tutkununu fazlasıyla heyecanlandıracak şeyler! Bir Porsche 911’in size virajlı bir dağ yolunda vereceği keyfi düşünün. Arkadan motor ve arkadan çekişli düzenin verdiği dengeyle virajları yutarken, bir yandan da safkan boxer motor sesiyle mest oluyorsunuz… Bence dünyadaki sayılı zevklerden biri. Peki bu saf Porsche ruhunu yaşamak için illa 911 mi almak gerekiyor? Açıkçası bu sefer ki test konuğum 718 Boxster’i kullanana dek bende “evet gerçek Porsche keyfi sadece 911’de olur” diyenlerdendim.

Ama aslında hiç de öyle olmadığını fark ettim…

Porsche 90’lı yılların başında, model gamında 911 modelinin altına konumlandırılacak başka bir spor otomobil daha üretmeye karar verdi. Bu otomobil, Porsche gamının giriş modeli olacaktı. Yeni çıkacak olan model en az 911 kadar güzel görünmeli, Porsche’nin sürüş ruhunu yansıtmalı ve 911’e göre daha uygun fiyatlı olmalıydı. Porsche bütün bunları aynı potada eriterek 1996 yılında ilk nesil Boxster’ı piyasaya sundu. Boxster’ın, abisi 911 gibi arkadan motor – arkadan çekiş düzeni yerine ortadan motor – arkadan çekiş düzeninde üretilmesine karar verilmişti. İlk çıktığı yıllarda Boxster’a (ve daha sonra gelen coupe kardeşi Cayman’a) bazı kesimler tarafından “parası 911’e yetmeyenlerin otomobili” denilse de, geçtiğimiz yıllar içinde model rüşdünü ispatladı ve ne kadar özel bir sürücü otomobili olduğunu kanıtlayarak bu söylemleri haksız çıkardı.

Son nesline 2012 yılında kavuşan Boxster ve kardeşi Cayman, 2016 yılındaki makyajdan sonra adlarının başına 718 takısı alarak tamamıyla aynı modelin roadster ve coupe versiyonları olarak piyasaya sürüldüler.

“Porsche, 718 ismi ile 1957 yılında piyasaya çıkan 718 RSK Spyder modeline gönderme yapıyor.”

İlk olarak dış tasarımla başlamak istiyorum, böyle güzel bir otomobilin dış tasarımından bahsetmeden olmaz değil mi? Tıpkı 911 gibi klasik Porsche çizgileriyle bezenen ve güzel kıvrımlara sahip olan 718 Boxster’in tasarımı Porsche ruhunu sonuna kadar yansıtıyor. Makyajdan sonra ön ve arka tarafta yapılan değişiklikler otomobile daha karakteristik bir hava katmış. Özellikle de arka tarafta stopların tasarımıyla uyumlu olarak birleşen ince çıtaya konulan Porsche yazısı en beğendiğim detaylardan biri oldu. Yine makyajdan sonra değişen ögelerden biri olan yan aynalar daha havalı görünüyor, bana son nesil 911 GT3’ün aynalarını hatırlattı. Otomobillerde zıt renkleri seven biri olarak test otomobilimin koyu rengiyle kırmızı kumaş tavanın yarattığı zıtlığı çok sevdim. Seksi hatlarıyla 1 km öteden bile bir Porsche modeli olduğunu belli eden 718 Boxster, genel anlamda tasarımıyla dikkat çeken bir otomobil. Etraftakilerin gözü hep üzerinizde oluyor 😀

718 Boxster’in iç mekanını tanımlayan kelimeler “şık”,”kaliteli” ve “zekice”. Alçak sürüş pozisyonu ve nefis formlu spor deri koltukların (elektrikli-hafızalı) oldukça iyi olan yan destekleriyle birlikte iç mekan sizi daha oturur oturmaz güzelce sarıyor. Sürüş zevkinin en üst noktalarda olacağının sinyalini otomobilin içine girer girmez anlıyorsunuz… İç mekanda farklı ve dikkat çekici bir tasarım ögesi yada abartılı herhangi bir şey yok.  Ancak hem malzeme kalitesinin yüksek oluşu ile hemde oldukça iyi olan işçiliği ile bir zanaatkarın el emeğinden çıkmış gibi hissettiriyor. Tuşların sıkı basma hissinden, konsoldaki parça birleşim boşluklarının inceliğine kadar birçok noktada kaliteli işçiliği görebiliyorsunuz. Kabine bolca yumuşak plastik ve deri kaplama hakim. İç mekanda deri kaplamaları pek sevmeyen biriyseniz opsiyon listesinden maun, karbon veya alcantara seçeneklerinden birini de tercih edebilirsiniz. Porsche, kişiselleştirme konusunda neredeyse sınırsız bir yelpaze sunduğu için otomobilin hem içini hemde dışını detay detay kendi zevkinize göre kombin yapabilirsiniz.

Son nesil Porsche’lerde görmeye alışık olduğumuz yükselen orta konsol ergonomiye olumlu katkı sağlamış, üzerindeki tüm düğmelere kolaylıkla erişebiliyorsunuz. Tavanı açma-kapatma tuşları, klima ayarları gibi önemli şeyler buradan (orta konsoldan) kontrol ediliyor. İç mekan ergonomisi konusunda dersine iyi çalışan Porsche, içerideki alan darlığına rağmen kullanışlılık konusunda da akıllıca fikirler üretmiş. Konsoldaki çıtaya gömülü iki adet bardaklık, açılıp-kapanabilen kapı içi cepleri ve gayet yeterli bir hacme sahip torpido gözü size gereken kolaylığı sunuyor. Bu konuda bir roadster için gayet başarılı.

Alçak sürüş pozisyonu ve nefis formlu spor deri koltukların (elektrikli-hafızalı) oldukça iyi olan yan destekleriyle birlikte iç mekan sizi güzelce sarıyor. Sürüş zevkinin en üst noktalarda olacağının sinyalini daha otomobilin içine girer girmez anlıyorsunuz… Markanın bir geleneği olarak kontak anahtarı yuvası direksiyonun solunda yer alıyor. 

“Kontak anahtarının tasarımına bayıldım, Porsche 911 şeklinde tasarlanmış.”

7 inç’lik PCM yani Porsche Communication Management adlı dokunmatik multimedya sistemini beğendim. Çözünürlüğü ve dokunmatik hassasiyeti gayet iyi. Sistemde Apple CarPlay teknolojisi de sunuluyor. 718 Boxster’da ses sistemi olarak Sound Package Plus, Bose Surround ses sistemi ve Burmester High-End ses sistemi opsiyonları sunuluyor. Benim test aracımda Bose Surround ses sistemi bulunuyordu. Sistem neredeyse kusursuz, müzik dinleme zevkinizi artırıyor. Basslar ve tizler çok güzel ayarlanmış.

Navigasyon, multimedya ekranıyla birlikte göstergelerde de görüntülenebiliyor.

Boxster’ın iki bagajı var. Evet yanlış okumadınız! Porsche modellerine meraklı olanlar bu duruma şaşırmayacaktır. Otomobilin önünde ve arkasında olmak üzere iki ayrı bagaj bölmesi var. Ön taraftaki bagaj 150 lt, arka taraftaki bagaj ise 125 lt hacim sunuyor.

Ön bagaj bölmesi

Arka bagaj bölmesi

Yazımın başında belirttiğim gibi 718 Boxster ve kardeşi 718 Cayman, Porsche’nin spor otomobil model gamının girişini oluşturuyor. Test aracımda, Porsche’nin bu iki model için geliştirdiği yeni 2.0 lt boxer turbo benzinli motor bulunuyordu. 4 silindirli olan bu ünite 300 hp güç ve 380 Nm tork üretiyor. Makyaj öncesi modelde bulunan 2.7 litre 6 silindirli 275 hp’lik motora göre daha güçlü ve çok daha ekonomik olan bu motor Porsche ailesine girişte önemli bir rol oynuyor. Bu yeni motoru gerçekten çok sevdim, Boxster’la güzel bir uyum yakalamış. Hafif yapı ile birlikte performans anlamında yüzünüzü fazlasıyla güldürüyor. Otomobilin hızlanma isteği o kadar iyi ki motorun 2.0 lt olduğuna inanmakta güçlük çekebilirsiniz. Ara hızlanmaları ve yüksek hızlara ulaşma isteği, motor hacmine göre oldukça iyi. Turbo bir ünite olmasına rağmen üst devirlerde de canlılığını pek kaybetmiyor, otomobili kolayca 270 km/h hıza ulaştırıyor. 1365 kg boş ağırlığı olan 718 Boxster, bu motorla birlikte 0’dan 100 km/h hıza 4.7 sn’de çıkıyor. Motor alt devirlerde oldukça sessiz ama devir yükseldikçe eski Subaru’ları andıran boxer sesiyle sizi kışkırtıyor. Sürücünün sadece 30 cm arkasında konumlandırılan motordan gelen mekanik sesler ve boxer hırıltısı insanı sürekli gazlamaya teşvik ediyor.  Porsche’nin meşhur düz 6 silindirli boxer motorlarının kendine has karakteristik bir sesi vardır ve çoğu petrolhead bu sese bayılır. Açıkçası bu yeni 2.0 lt’lik 4 silindirli motorla ilgili en merak ettiğim şeylerden biri de nasıl bir sese sahip olduğuydu. Daha ilk çalıştırmadan itibaren 2.0 lt turbo boxer motor tatlı bir homurdanmayla çalışarak size merhaba diyor. Test aracımda spor egzoz sistemi opsiyonu bulunmamasına rağmen egzozdan çıkan ses gerçekten nefis, bir Porsche’de olduğunuzu hatırlatacak cinsten. 

Tavanın açık veya kapalı olması durumuna göre motor sesi farklı karakterler sergiliyor. Tavan açıkken gelen nefis mekanik hisli sesler, tavan kapalıyken daha tok ve güçlü boxer hırıltısına dönüyor. Ne var ki içerideki bu güzel boxer hırıltısının otomobile alıştıktan sonra biraz suni olduğunu farkettim. Dikkatli bir şekilde kulak kesilince de sesin soundaktor destekli olduğunu anladım. Soundaktor’un ne olduğunu bilmeyenler için kısaca açıklayayım. Bu sistem motor devriyle paralel çalışarak kabine hoparlörlerden ekstra motor sesi veriyor. Normalde böyle şeyleri pek sevmem fakat Porsche bu sistemi o kadar iyi yapmış ki bunu dikkat etmeden anlamanız çok zor. Ayrıca boxer motorların seslerini seven biri olarak şahsen bu durumdan rahatsız olmadım. Motorun sesini içeride daha net duymak sürüş keyfini arttırıyor. 

– Tavan 9 saniye içinde, hareket halindeyken dahi maksimum 50 km/h hıza kadar açılıp kapatılabiliyor. Arka kanat 120 km/h hıza kadar otomatik olarak açılıyor yada orta konsoldaki tuştan kendiniz açabiliyorsunuz.-

Test otomobilimde opsiyonel Sport Chrono paketi mevcuttu. Sport Chrono paketi ile birlikte konsol üstünde tur sürenizi ölçmek için kronometre, direksiyonda Normal, SPORT, SPORT Plus ve Individual modları arasında seçim yapmak için mod kumandası, SPORT Response tuşu ve Launch Control özellikleri geliyor. Mod kumandasından SPORT yada SPORT+’ı seçtiğinizde şanzıman ve gaz tepkileri daha hızlı bir hale geliyor. Individual modunda bunları kendi zevkinize göre de ayarlayabiliyorsunuz. Kumandanın ortasındaki tuş oldukça dikkat çekici bir özelliği de beraberinde getiriyor. Sport Response tuşu… Bu tuşa bastığınızda otomobil 20 sn boyunca turbonun ekstra basınçla çalışmasını sağlayarak motordan tam randımanlı güç almanızı sağlıyor.

“Sport Chrono Pack ile birlikte gelen kronometre iç mekana farklı bir hava katıyor. Bu kronometreyle tur sürenizi ölçebiliyorsunuz.”

Bu paketin bir diğer nimeti de launch control 😀 Bu özellik sayesinde oldukça zevkli kalkışlar yapabiliyorsunuz. Normalde 0’dan 100 km/h’ye 4.9 sn’de çıkan Boxster, launch control sayesinde 100 km/h’ye 4.7 sn’de çıkabiliyor.

– 3 kollu sportif direksiyon ele tam oturuyor.-

Porsche’nin kendi geçmişine atıfta bulunduğu yerlerin başında gösterge grubu geliyor. Tüm Porsche modellerinden alışık olduğumuz 3’lü gösterge grubu kolay takip ediliyor. Ortada yer alan büyük devir göstergesi yarış otomobili hissini arttırıyor. Sağ tarafta bulunan ekrandan otomobille ilgili tüm bilgilere erişebiliyorsunuz.

Porsche’nin son 10 yıldır durmaksızın geliştirdiği 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzımanı PDK’ya (Porsche Doppelkupplung) yabancı otomotiv basını her zaman övgüler yağdırırdı. Açıkçası bunda pek haksız değillermiş çünkü şanzıman neredeyse mükemmel… Jilet gibi keskin ve hızlı geçişlere sahip olan şanzıman, direksiyon arkası kulakçıklarla verdiğiniz vites düşürme ve yükseltme emirlerine tereddütsüz itaat ediyor. Vites yükseltmelerde zaten oldukça hızlı olan şanzımanın vites düşürmelerde de bu kadar keskin ve hızlı olması sanki bir GT3’ü anımsatıyor. Bir çok açıdan dahiyane şanzımanın vites oranları çok iyi ayarlanmış, sakin sürüşlerde de akıcı bir sürüş elde edebiliyorsunuz. Boxster hem sakin kullanımda hemde performanslı kullanımda oldukça iyi hissettiriyor, bunda şanzımanın payı büyük. 

718 Boxster, inanılmaz derecede dengeli bir otomobil. Ortadan motorun bütün nimetlerini size sunan Boxster, keskin şasisi ve mükemmel yol tutuşuyla virajlarda supercar’lara yakın bir performans sunmak için elinden geleni yapıyor. Ortadan motorun verdiği dengeyle birlikte virajlarda aşırı iyi yol tutan ve keskin hissettiren otomobil, bu özelliğiyle 911’den bile rol çalabilir. Aşırı derecede zorladığınızda bile tutunmaya devam ediyor ve bir yerden sonra sizin bileğinizi ve cesaretinizi sorgulamaya başlıyor. Hafif yapı ve keskin gövde kontrolü sayesinde virajlarda daima bir bütünlük hissi mevcut, sanki otomobil vücudunuzun bir parçası… Otomobil kaymaya başladığında bile bu bütünlük hissi bitmiyor. Eğer viraja düzgün bir açıyla girdiyseniz limitlerde bile neredeyse hiç önden kaymıyor. Sport+ modunda gevşeyen ESP ayarıyla birlikte arkasını tatlı tatlı arkasını açan Boxster, çok yüksek viraj hızlarına ulaşabiliyor. Direksiyon elektrikli bir sistem olmasına rağmen son derece keskin ve hisli. Onunla yanlamak yerine virajlara olan istekliliği ve dengesi sayesinde çok eğlenceli dağ yolu veya pist sürüşleri gerçekleştirebilirsiniz. Her açıdan size mükemmel hissettirecektir. Bu arada yanlamak demişken… Yaramazlık yapmak isteyenlere de hayır demiyor ancak biraz dikkatli olmak gerekiyor. Otomobilin yetenekleri tamamen yol tutma, yola yapışma üzerine olduğu için ortadan motorun sağladığı yere basma hissi size ani bir arkadan kopma olarak geri dönebiliyor. ESP’yi kapatıp bu tarz şeyleri yaparken (eğer profesyonel bir pilot değilseniz) yüksek hızlardan ziyade, düşük hızlı virajlarda yapmanızı öneririm.

Frenler yeterince başarılı ve pedal hissi çok iyi.

Peki Boxster günlük hayatta nasıl? Konforlu mu? Hemen cevap vereyim. Süspansiyon konforu olarak fena değil diyebilirim, ne konforlu ne de konforsuz. Ülkemizin bol çukurlu yollarında ani çukur girişlerine bazen beklenenden sert tepkiler verebiliyor, beklediğinizden fazlaca içeri yansıyor. Yine de bu kadar mükemmel yol tutan bir otomobile göre düşünürsek gereksiz bir sertlik yok, yeterli konforu sunuyor. 

Sonuç,

Maalesef ülkemizde uygulanan yüksek vergiler ve son zamanlarda çok yükselen kurlar yüzünden otomobillerin fiyatları iyice yükseldi. 718 Boxster’in fiyatları indirimsiz haliyle 845.000 TL’den başlıyor. Bu fiyat baz donanıma ait. Üstünde çeşitli opsiyonlar bulunan test aracımın fiyatı ise vergiler dahil 172.900 Euro.

“Yazdan kalma havanın tadını çıkarmanın en iyi yolu; bu cep roketinin üstünü açıp, bir sahil yolunda boxer sesi eşliğinde ilerlemek…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir