Crossover ve SUV’ların dünyadaki durdurulamaz yükselişi devam ediyor. Her geçen gün popülaritesi iyice artan bu segmente her markadan yeni oyuncular katılıyor. Öyle ki, bazı modeller önceki nesillerinde farklı bir segmentte olmasına rağmen yeni nesillerinde yollarına crossover olarak devam edebiliyorlar. Bunlardan biride yeni Citroen C3 Aircross… Önceki neslinde C3 Picasso adıyla anılan ve B-MPV segmentinde olan otomobil yeni neslinde B-crossover olarak karşımıza çıktı.

Yeni C3 Aircross, hatchback C3’e göre daha yüksek ve daha geniş bir otomobil. PSA-Opel ortaklığının ilk ürünlerinden biri olan Opel Crossland X ile aynı platformda üretiliyorlar.

C3 Aircross renkli ve özgün tasarıma sahip bir araç. Ön tasarımı C3’e benziyor, farlar yine C3’te olduğu gibi ikiye ayrılmış. Alt kısımda normal halojen farlar, üst kısımda ise gündüz ledleri yer alıyor. Tamponun alt kısmında bulunan koruma plakası görünümü crossover kimliğini ön plana çıkarmış.
Tavan raylarının tasarımını çok beğendim, ayrıca test aracımın rengiyle tavan barlarının rengi güzel bir kontrast oluşturmuş.
Kelebek camındaki bu ızgara görünümü çok dikkat çekiyor. Cam dedim ama orası aslında cam değil, turuncu şeritlerin içine boyayla işlendiği bir plastik…
Aircross’un içi de dışı gibi farklı. Şık ve farklı el freni, aracın dışında olduğu gibi içindede yer alan turuncu detaylar ve kumaş kaplı ön konsol ilk dikkat çekenler… Otomobilin iç mekanında yumuşak plastiğe yer verilmemiş. İç mekanın her kısmında sert plastik kullanılmış ancak malzemenin görünümü ve dokusu ele güzel bir his veriyor, ucuz bir intiba bırakmıyor. Konsolun üstündeki kumaş bölüm içeriye farklı bir hava katmış, bu malzemenin aynısından kapılarda da mevcut. Ekran çerçevesinde ve Grip Control düğmesinin çevresinde piano black kullanılmış.
İç mekanda bolca kullanılan açık renkler ve cam tavan sayesinde yaşam alanı oldukça ferah.  C3 Picasso’da cam tavan vardı ancak açılamıyordu. C3 Aircross’ta cam tavan ön koltukların bittiği hizaya kadar açılabiliyor.
7” dokunmatik multimedya ekranını beğendim diyebilirim. Çözünürlüğü ve dokunmatik hassasiyeti iyi ancak menüler arası geçişler biraz daha hızlı olabilirdi. Ekran mat bir dokuya sahip buda parmağınızın ekran üzerinde çok rahat kaymasını sağlayarak ekranın kullanımını kolaylaştırıyor. Multimedya sisteminde Apple CarPlay, Android Auto ve Mirrorlink gibi teknolojiler de sunuluyor.
Klima sadece ekran üzerinden kontrol edilebiliyor ben bu durumu pek sevmiyorum açıkçası…
C3 Aircross ailelere ve bayanlara hitap eden bir otomobil. Bu sebeple eşya gözleri konusunda iyi olmalı. Vitesin önündeki eşya gözünü bardaklık yada normal eşya gözü olarak kullanabiliyorsunuz. Orta konsolun en arka kısmında bir adet bardaklık sunulmuş. Ön ve arka kapı içi ceplerin hacmi oldukça büyük, çok beğendim. Konsolun üstündeki eşya gözü  kaydırmaz plastikle kaplı olduğu için koyduğunuz eşyalar yokuşlarda bile düşmeyecektir.

Altı düz direksiyon simidinin ele oturuşu ve derisinin hissiyatı gayet güzel, C3 hatchbackte kullanılan direksiyon simidinin aynısı…
A sütununun biraz gerisinde yer alan aynalar ve kelebek camlar sayesinde çapraz görüş çok başarılı. C3’le aynı forma sahip aynaların görüş açıları yeterince iyi.
Benim test aracım Feel donanımlıydı. Shine donanımlı araçlarda arka koltuk sırası ileri geri kaydırılabiliyor. Buda bagajda ekstra hacim demek…

– Bagaj Hacmi: 410 lt –

C3 Aircross, crossover bir otomobil olmasına rağmen tasarımı bir MPV formunda. Yüksek tavanlı yapısı size arka tarafta güzel bir baş mesafesi olarak geri dönüyor.  Arka tarafta diz mesafesi ise ortalama bir seviyede…
Test aracımın kaputu altında PSA grubunun sevilen motorlarından biri olan 1.6 BlueHDI yer alıyordu. Bu motor uzun zamandır PSA grubu araçlarda kullanılıyor, sağlamlığını ve ekonomikliğini çoktan kanıtlamış bir ünite… Motor hakkında pek olumsuz bir yorumum yok. Alt devirler biraz cansız olsa da kendini çabuk toparlıyor, turbo devreye girdikten sonra ani hızlanmalarda yeterli hızlanma karakterini sunabiliyor. (99 hp güç, 254 Nm tork) Yakıt tüketimi de gayet makul… Şehir içi ağırlıklı 233 km’lik kullanımımda karma test tüketimi olarak 6 lt/100 km gördüm. Bu değerin içinde bol bol sıkışık trafik ve performanslı kullanım olduğunu da belirteyim. Biraz daha dikkatli kullanımla bu değeri 5.5 lt/100 km seviyelerine çekmek mümkün. Uzun yolda 4 lt’li değerleri rahatlıkla görebilirsiniz.
1.6 dizel motor, 5 ileri manuel şanzımanla kombine edilmiş. Otomobilin şanzıman oranlarını çok beğendim, iyi ayarlanmış oranlar sayesinde şehir içinde fazla vites değiştirmek zorunda kalmıyorsunuz.  5.viteste 2000 d/d’de 112 km/h yapabilmesi uzun yol sürüşleri için çok güzel bir durum. Vites geçişleri fena değil, vites yerleri net ancak vites yolları çok uzun.
C3 Aircross’un yol tutuşu C3 Picasso’ya göre kıyaslarsak baya bir gelişim göstermiş. Otomobilin süspansiyonları yumuşak ayarlı olmasına rağmen yol tutuşu yeterince iyi. Süspansiyonların yumuşak karakterinden dolayı zorladığınızda bir miktar yana yatıyor ama bu durum rahatsız edici boyutlara ulaşmıyor. Direksiyonun hissi az olsa da otomobili zorladığınızda ağırlığı çok hafif kalmıyor. Yani Aircross bir aile otomobilinden beklenildiği üzere güvenilir denebilecek bir yol tutuşa sahip. Direksiyon sistemi hatchback C3’te olduğu gibi çok yumuşak, şehir içi manevraları çok rahat yapılıyor.
Otobandaki dalgalanmaları güzel bir salınımla sönümleyen C3 Aircross konfor konusunda başarılı. Süspansiyonda eksik bulduğum tek nokta ani ve kısa darbeleri pek sevmemesi… Fazla derin olmayan çukurları ve yol birleşimlerini olgun bir karakterle geçen Aircross, ani çukur geçişlerinde ve kasislerde darbeyi içeri biraz sesli ve sert yansıtabiliyor. Yinede başta söylediğim gibi konfor konusunda kesinlikle kötü değil, sınıfının konfor beklentilerinden fazlasını sunuyor.
Aircross’un yalıtımı ortalama bir seviyede. Yol sesi yalıtımını başarılı buldum, rüzgar sesi yalıtımı da yüksek kaput ve tavana göre düşünürsek fena değil. Rüzgar sesi 110 km/h civarında duyulmaya başlanıyor. Motor sesi yalıtımı kötü değil ama biraz daha iyi olabilirdi. Orta devirlerden itibaren sesi hafiften kabine yansıyor.
C3 Aircross’ta Grip Control sistemi sunuluyor. Bu sistem arazide size ekstra çekiş sağlamak için ön tekerleklere giden gücü düzenliyor. Kullandığınız yola göre ön konsoldaki düğmeden Standart, Kar, Çamur, Kum ve ESP OFF modlarından birini seçtiğinizde otomobil ön tekerleklere ayrı ayrı fren uygulayarak tutunmaya çalışıyor. Sistemi birkaç kez denedim, bazı yerlerde işinize yarayabilir. Arazide tabi ki 4 çeker bir SUV gibi ilerleyemiyor ama belli bir miktarda yardımcı oluyor.
Yokuş İniş Desteği, arazide dik yokuşlardan güvenle inmenizi sağlıyor. Sistemin düğmesine basılı tuttuğunuzda devreye giriyor ve aracı boşa almanızı istiyor. Boş vitese aldıktan sonra sistem otomobilin hızını 8 km/h’ye sabitliyor (devamlı otomatik fren yaparak) ve güvenle iniyorsunuz.
C3 Aircross’un fiyatları 2018 model Live donanım ve 1.2 Puretech 82 hp’lik benzinli motorla beraber 98.300 TL’den başlıyor.

C3 Aircross’un kardeşi C3’ü merak edenler… C3’ün test yazısı için lütfen BURAYA tıklayınız!

Diğer fotoğraflar:

6 thoughts on “TEST – Citroen C3 Aircross 1.6 BlueHDI

  1. Mert Bey tebrikler, güzel bir test yazısı olmuş. Arabayı da beğendim. İç dış renk olayı ayrıca güzel, çoğu arabanın iç mekanı aşırı derece siyah oluyor insanın içini karartıyor. Bu arabanın ki cıvıl cıvıl…

  2. Bu araçtan 2 gün önce İstanbul Av-car otodan satın aldım. Bayide test sürüşü yaptıktan sonra araca aşık oldum zaten, şuanda 400 kmye yakın yol yaptım çok memnunum. Bence parasını sonuna kadar hak eden bir araç.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir